11.12.2025 tarihli ve 33104 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) kapsamlı biçimde güncellenmiştir. Değişiklikler; ruhsatlandırma sürecinin işleyişine, konaklama tesisleri ve turizm amaçlı kiralanan konutlar için aranan şartlara, gayrisıhhî müessese sınıflandırmalarına, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinin tanım ve kapsamına, halı yıkama yerleri ile güzellik salonlarına ilişkin teknik gerekliliklere yönelik önemli hükümler içermektedir. Aşağıda düzenlemenin ana başlıkları çerçevesinde özet bir değerlendirme sunulmaktadır.
- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Belirli Durumlarda Re’sen Ruhsat Düzenleme Yetkisi
Yönetmelik değişikliği ile belediyeler tarafından süresi içinde sonuçlandırılmayan işyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurularına ilişkin yeni bir idari süreç benimsenmiştir. Buna göre, başvuru tarihinden itibaren iki (2) ay içinde ilgili belediye tarafından ruhsat düzenlenmemesi durumunda işletmeler, başvurularını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na (“Bakanlık”) iletebilecektir.
Bakanlık, belediye tarafından bildirilen gecikme gerekçelerini yeterli görmediği takdirde, söz konusu işyeri için re’sen ruhsat düzenleme yetkisini kullanabilecektir. Bu çerçevede ruhsat başvurusunun alınması, gerekli incelemelerin yapılması, sürecin takibi ve ruhsatın tanzimi gibi tüm işlemler Bakanlığın il müdürlükleri tarafından yürütülecektir.
Bu düzenleme, idari süreçlerde yaşanan gecikmelerin önüne geçilmesini, ruhsatlandırma sisteminin işleyişinin hızlandırılmasını ve yatırım ortamının öngörülebilirliğinin artırılmasını amaçlayan yapısal bir değişiklik niteliği taşımaktadır.
- Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerleri Tanımının Güncellenmesi
Yönetmelik’in umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine ilişkin hükümleri güncellenerek eğlence merkezleri, turizm kompleksleri ve tatil merkezleri kapsama dahil edilmiştir. Ayrıca belediyeler arasında farklı uygulamalara sebep olan ruhsatlandırma kriterlerini standartlaştırmak amacıyla “EK-3 – Umuma Açık İstirahat ve Eğlence Yerleri Listesi” Yönetmelik’e eklenmiştir. Bu liste, konaklama yerlerinden oyun alanlarına ve çeşitli eğlence mekânlarına kadar birçok faaliyeti kapsamaktadır.
- Konaklama Tesislerine İlişkin Asgari Niteliklerin Yeniden Düzenlenmesi ve Konaklama Tesisi Tanımının Genişletilmesi
Yönetmelik değişikliği ile konaklama tesislerine ilişkin hükümler kapsamlı şekilde yeniden düzenlenmiş ve uygulamada tereddüt yaratan hususlar giderilmiştir. Bu kapsamda, tüm konaklama yerlerinde (otel, motel, tatil köyü, dağ evi, kırsal turizm tesisleri, apart otel, mobil ev, kamping vb.) yapı kullanma izin belgesi ile itfaiye raporunun alınması zorunlu hale getirilmiştir.
Buna ek olarak konaklama tesislerinin teknik ve yapısal nitelikleri ayrıntılandırılmış olup aşağıdaki yükümlülükler getirilmiştir:
- Tüm mekânlarda yeterli doğal veya mekanik havalandırma bulunması,
- Kesintisiz sıcak-soğuk su sağlanması,
- Üç (3) kattan fazla müşteri hareketi olan yapılarda asansör tesis edilmesi ve asansörlerde alarm ile havalandırma tertibatı bulunması,
- Yatak odalarında mutfak veya mutfak nişi düzenlenmemesi,
- Dış cephe, duvar, zemin, tavan ve çatı kaplamalarının nitelikli ve bakımlı olması.
Bu teknik hükümler, konaklama tesislerine yönelik ruhsatlandırma standartlarının turizm işletme belgesi ile uyumlu hâle getirilmesini ve denetimlerde yeknesaklık sağlanmasını amaçlamaktadır.
Yönetmelik ayrıca konaklama yeri tanımını güncelleyerek kapsamı genişletmiştir. İlk kez tatil köyü, kırsal turizm tesisi, mobil ev, konaklamalı mesire yeri, konaklamalı orman parkı ve lüks çadır gibi tesis türleri mevzuata açık şekilde dahil edilmiştir. Her bir tesis türü için asgari nitelikler ve faaliyet konusuna göre ilave teknik yükümlülükler ayrı ayrı düzenlenmiş; böylelikle tüm konaklama kategorileri bakımından ruhsatlandırma uygulamalarının standartlaştırılması hedeflenmiştir.
- Turizm Amaçlı Kiralanan Konutlara (AirBNB) İlişkin Yeni Düzenlemeler
Turizm amaçlı kiralanan konutlara yönelik hükümler, 7464 sayılı Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la uyumlu şekilde yönetmeliğe aktarılmış ve uygulamada yaşanan tereddütleri gidermeye yönelik bağlayıcı bir çerçeve oluşturulmuştur.
Düzenleme uyarınca, aynı kiraya veren adına aynı binada izin belgesi düzenlenen bağımsız bölüm sayısının 5’i aşması hâlinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması zorunlu hale getirilmiştir. Ayrıca bir binadaki bağımsız bölümlerin en fazla yüzde 25’inin aynı kiraya veren tarafından turizm amaçlı kiralama faaliyetine konu edilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Turizm amaçlı kiralama faaliyetinin yürütüleceği bağımsız bölüme ilişkin olarak, ana taşınmazdaki tüm kat maliklerinin oy birliği ile karar alması zorunludur. Bağımsız bölüm bir site içinde yer alıyorsa, oy birliği şartı sitenin tüm binalarındaki maliklerin tamamını kapsamaktadır. Bu yönüyle düzenleme, kısa dönem kiralamaların mülkiyet ilişkileri, ortak alan kullanımı ve komşuluk hukuku üzerindeki etkilerini dengelemeyi amaçlayan güçlü bir hukuki mekanizma niteliği taşımaktadır.
Bu hükümler, kısa süreli kiralama faaliyetlerinin disipline edilmesi, aynı binada yoğun kiralama nedeniyle oluşan güvenlik, düzen ve yaşam kalitesi sorunlarının önlenmesi ve maliklerin mülkiyet haklarının korunması bakımından önemlidir. Düzenleme, turizm amaçlı kiralama modelinin hem mevzuata uygun hem de yapı kullanım hakkı ile uyumlu şekilde yürütülmesini sağlamayı hedeflemektedir.
- Gayrisıhhî Müessese (“GSM”) Sınıflandırmalarında Yapılan Değişiklikler
Yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan gayrisıhhî müessese sınıflandırmaları sektör bazında güncellenmiş ve çeşitli faaliyet konuları listeye eklenmiştir. Enerji, kimya, gıda, metalurji, makine, atık yönetimi ve benzeri alanlarda yeni tanımlar ve sınıflar oluşturulmuştur.
Dikkat çeken değişikliklerden biri, Güneş Enerjisi Santrallerinin (“GES”) sınıf tespitine ilişkindir. Önceki düzenlemede GES’ler 1., 2. ve 3. sınıf olarak ayrılırken, yeni düzenleme ile tüm GES’ler 3. sınıf GSM olarak belirlenmiş ve ruhsatlandırma süreci sadeleştirilmiştir. Jeotermal seralar ise 1. sınıf kapsamından çıkarılarak 2. sınıf olarak yeniden sınıflandırılmıştır.
Bu değişiklikler, yenilenebilir enerji ve tarım teknolojileri alanındaki yatırımlar başta olmak üzere birçok tesis türü için ruhsat sürecinin daha öngörülebilir bir zemine oturtulmasını amaçlamaktadır.
- Diğer Sektörel Düzenlemeler
Yönetmelik değişikliği kapsamında, bazı sektörlere yönelik teknik standartlar da güncellenmiştir. Bu çerçevede güzellik salonlarında kullanılan lazer ve benzeri cihazlara ilişkin TS 13193 standardına uygun TSE-HYB belgeli yetkili servis raporu alma zorunluluğu getirilmiş; böylece cihaz güvenliği ve tüketici sağlığına ilişkin denetim kriterleri güçlendirilmiştir. Ayrıca halı yıkama işletmeleri bakımından kullanım alanı, makineler, kurutma sistemleri, su deposu ve çökeltme havuzu gibi unsurlara ilişkin kapsamlı asgari teknik koşullar belirlenmiş; sektörün çevresel ve operasyonel standartlarının yükseltilmesi amaçlanmıştır. Bu düzenlemeler, her iki faaliyet türünün ruhsatlandırma süreçlerinde daha öngörülebilir ve denetlenebilir bir yapıya geçilmesine katkı sağlamaktadır.
- Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Yönetmelik değişikliği, işyeri açma ve çalışma ruhsatı süreçlerinde kapsamlı bir güncelleme ve standardizasyon sağlamaktadır. Konaklama tesisleri, turizm amaçlı kiralanan konutlar, enerji tesisleri, halı yıkama işletmeleri, güzellik salonları ve umuma açık yerler gibi birçok faaliyet alanı bakımından teknik standartlar ayrıntılı biçimde yeniden tanımlanmış; uygulamada tereddüt yaratan hükümler netleştirilmiştir. Bununla birlikte, belediyeler tarafından süresi içinde işlem yapılmaması hâlinde Bakanlığın re’sen ruhsat düzenleme yetkisinin devreye girmesi, ruhsatlandırma süreçlerinin hızlandırılması ve yatırım ortamının öngörülebilirliğinin artırılması açısından önemli bir yenilik niteliğindedir.
Düzenlemeler, özellikle konaklama ve kısa dönem kiralama faaliyetlerinde bağlayıcı teknik şartların getirilmesi, GSM sınıflandırmalarının güncellenmesi ve umuma açık yerlere ilişkin uygulama birliğinin güçlendirilmesi gibi yönleriyle yatırımcıları ve işletmecileri doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, ilgili sektörlerde faaliyet gösteren tüm işletmelerin mevcut ruhsat, altyapı ve operasyonel süreçlerini yeni hükümler ışığında gözden geçirmeleri; gerekli uyum çalışmalarını gecikmeksizin gerçekleştirmeleri hukuki uyuşmazlıkların ve idari yaptırımların önüne geçilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Konuya ilişkin herhangi bir sorunuz olması veya daha detaylı bilgiye ihtiyaç duymanız halinde, bizlerle iletişime geçebilirsiniz.
Saygılarımızla,
DT Hukuk