Yürürlükteki Mevzuata Göre Yapılan Uygulamalar Sonradan Cezalandırılamaz: Özel Okullarda Burslu Öğrenci Belirleme Süreçlerine İlişkin Güncel Yargı Yaklaşımı

I. Giriş

Özel öğretim kurumları, faaliyet alanları gereği idarenin yoğun denetimine tabi olup, özellikle öğrenci kabul süreçleri, elektronik kayıt sistemleri ve ücretsiz/burslu öğrenci uygulamaları bakımından sıklıkla idari yaptırımlarla karşılaşabilmektedir.

Uygulamada karşılaşılan temel sorunlardan biri, öğrenci girişlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde tesis edilen işlemlerin, sonradan yapılan yönetmelik değişiklikleri esas alınarak denetime konu edilmesi ve idari para cezası uygulanmasıdır. Bu yaklaşım, idari yaptırımlar hukukunun temel ilkeleriyle doğrudan çatışmaktadır.

II. Suçta ve Cezada Kanunilik İlkesinin İdari Yaptırımlar Açısından Önemi

Anayasa’nın 38. maddesi uyarınca güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesi, yalnızca ceza hukukuna özgü olmayıp idari para cezaları bakımından da doğrudan uygulama alanı bulmaktadır.

Bu ilkeye göre, bir fiilin idari yaptırıma bağlanabilmesi için, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan açık ve belirli bir mevzuat hükmünün bulunması ve sonradan yürürlüğe giren düzenlemelerin geçmişe etkili uygulanmaması zorunludur. Aksi hâlde, idarenin tesis ettiği yaptırım hukuka aykırı hale gelmektedir.

III. Özel Öğretim Kurumları Mevzuatındaki Değişiklikler ve Geriye Yürüme Sorunu

5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve  Özel Öğretim Kurumları Yönetmelikleri kapsamında, ücretsiz veya burslu öğrenci belirleme usulleri ile bu sürecin elektronik modüller üzerinden yürütülmesine ilişkin düzenlemelerde son yıllarda önemli değişiklikler yapılmıştır.

Ancak bazı düzenlemelerin yürürlük tarihinin ertelendiği, geçiş hükümlerinin açıkça düzenlenmediği, uygulamada idare tarafından genişletici yorumlandığı görülmektedir. Bu durum, geçmişte hukuka uygun şekilde tesis edilen işlemlerin, sonradan hukuka aykırıymış gibi değerlendirilmesi sonucunu doğurabilmektedir.

IV. Güncel Emsal Karar Kapsamında Yargısal Denetimde Benimsenen Yaklaşım ve Kesin İptal Sonucu

Karşıyaka 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22.10.2025 tarihli ve 2025/6189 Değişik İş sayılı kararında, özel bir öğretim kurumuna ücretsiz/burslu öğrenci uygulamaları gerekçesiyle tesis edilen idari para cezasının, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olmayan mevzuata dayanılarak verildiği tespit edilmiştir. Mahkeme;

  • Kabahat tarihinin esas alınması gerektiğini,
  • Sonradan yürürlüğe giren veya yürürlüğü ertelenmiş düzenlemelere dayanılarak ceza verilemeyeceğini,
  • Bu durumun suçta ve cezada kanunilik ilkesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini

belirterek idari para cezasının kesin olarak iptaline karar vermiştir. Bu yönüyle karar, özel öğretim kurumları açısından yalnızca teorik bir değerlendirme değil, doğrudan uygulanabilir ve sonuç doğuran güçlü bir yargısal koruma örneği niteliğindedir.

Somut olay özelinde, özel bir öğretim kurumu hakkında, 2024–2025 eğitim-öğretim yılı bakımından “mevzuata aykırı şekilde ücretsiz öğrenci belirlendiği” iddiasıyla idari para cezası tesis edilmiştir. İlgili kararda kabahat tarihi 13.08.2024 tarihi ve öncesi, ihlal edilen hüküm 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 7/(d) maddesi ve delil olarak ise Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın inceleme raporu belirlenmiştir.

İnceleme raporunun 2025 tarihli olması ve raporda esas alınan mevzuat hükümlerinin, kabahat tarihi olarak kabul edilen 13.08.2024 ve öncesi dönem itibarıyla yürürlükte bulunup bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde belirleyici bir hukuki tartışma alanı yaratmaktadır.

Mahkeme, geriye yürüme tartışmasını somutlaştırmak için yönetmeliğin üç farklı zaman kesitini dikkate almıştır:

  • 20.03.2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik (“Yönetmelik”): İnceleme Raporu’na istinaden düzenlenen idari para cezasının dayanağı Yönetmelik’in 6. bölümünde yer alan 57, 58, 59. maddeler bu dönemde Yönetmelik’te bulunmamaktadır.
  • 16.02.2024 tarihli ve 32462 sayılı Resmi Gazete ile değiştirilen Yönetmelik:
    Mahkeme, 16.02.2024 tarihli değişiklik yönetmeliğinin 25. maddesi ile m. 57/1’in değiştirildiğini ve ücretsiz öğrencilerin belirlenmesinde modül üzerinden yerleştirme sistematiğine işaret edildiğini belirtmektedir. Ayrıca aynı Yönetmelik’in 31. maddesi ile; 25. madde ile değiştirilen 57. maddeye eklenenlerin yayım tarihinden altı ay sonra yürürlüğe gireceğini vurgulamıştır.
  • 03.01.2025 tarihli ve 32771 sayılı Resmi Gazete ile Değiştirilen Yönetmelik: Yönetmelik’in 57, 58, 59. maddelerinin güncel halinin bu versiyon ile sağlandığını ve değişikliklerin yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğini tespit etmiştir.

Mahkeme, İnceleme Raporu’nda Yönetmelik’in 16.02.2024 tarihli ve 32462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişik haline dayanarak fiilin işlendiği kabahat tarihi olan 13.08.2024 ve öncesi döneme ilişkin mevzuatı dikkate almadan idari para cezasına hükmedilmesini suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık olarak görmüştür.

V. Gayri Hukuki İdari Para Cezalarına Karşı Yargı Yolu

Özel öğretim kurumları hakkında tesis edilen idari para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu noktada, idari para cezasına karşı sulh ceza hakimliğine itiraz yoluna gidilmektedir. Bu başvuru, ceza yargılaması değil; idari yaptırımın hukuka uygunluğunun denetlendiği özel bir yargısal denetim mekanizmasıdır. İtiraz süresi, idari yaptırımın veya idari para cezasının tebliğinden itibaren 15 gündür. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, süresinde başvuru yapılmaması hâlinde ceza kesinleşmektedir.

Sonuç olarak, yukarıda değinilen güncel emsal yargı kararı da açıkça ortaya koymaktadır ki, yürürlükte bulunduğu dönemde mevzuata uygun şekilde tesis edilen uygulamalar, sonradan yapılan mevzuat değişiklikleri gerekçe gösterilerek idari para cezasına konu edilemez. Bu nitelikteki hukuka aykırı idari yaptırımlara karşı yargı yoluna başvurulması hâlinde, somut olayın özelliklerine bağlı olarak, iptal yönünde güçlü bir hukuki zeminin bulunduğu kanaatindeyiz.

Saygılarımızla,

DT Hukuk